Kelebek Vadisi’nden yükselen Latin ritmleri, Babadağ’dan havalanan yamaş paraşütleri, Ölüdeniz’in canlı mavisi, uçan at Pegasus ve Saklıkent’in serinliği…
Fethiye gibi bir ıkış kentini anlatmaya nereden başanır? Adının “Temessos” olduğunu antik dönemlerden mi, yoksa herbiri büyük birer deniz kabuğu gibi Akdeniz’e yerleşmiş adalarından mı? Kayaköy’ün anılarla yaşayan sessizliğinden, çam kokularından ya da Belcekız koyundan mı? Yoksa, Ölüdeniz’in ...